Elmacık kemiği dolgusu uygulamasının amacı yanakların daha dolgun ve belirgin gözükmesini sağlamaktır. Bilinenin aksine cerrahi olmayan kozmetik bir prosedürdür. Uygulamayı yapan sağlık uzmanı, elmacık kemiklerinin çevresine ve üzerine dermal dolgu maddeleri enjekte eder. Enjekte edilen maddenin vücuda karşı olumsuz bir etkisi çoğunlukla söz konusu değildir. Birkaç çeşit dolgu olmakla birlikte bireyin vücut tipine ve ihtiyaçlarına göre en uygun seçenek belirlenir. Elmacık dolgusu işlemi çoğunlukla yarım saatten daha kısa süren bir prosedürdür. Ancak değişken durumlardan dolayı bu süreç iki saate kadar uzayabilir. Uygulanan dolgu maddesinin türüne bağlı olarak oluşacak etkiler ortalama bir yıl veya daha uzun süre kendini gösterebilir. Birçok kozmetik prosedürde enjeksiyonlar kullanıldığı gibi yanak dolgusunda da enjeksiyonlar kullanılır. Yine diğer prosedürlerde oluşabilecek morarmalar veya kanamalar yanak dolgusunda da görülebilir. Ancak oluşan bu yan etkiler çoğunlukla geçici ve kısa sürelidir.

Elmacık Kemiği Dolgu Çeşitleri Nelerdir?

Elmacık kemiği belirginleştirme için uygulanan dolgunun yaygın olarak kullanılan beş farklı çeşidi vardır. Bu dolgu maddelerinin kullanılmasındaki ortak amaç elmacık kemiklerinin görünümünü iyileştirmektir. Dolgu çeşitleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

  • Hyaluronik Asit: Kullanılan en yaygın dolgu maddesidir. İnsan cildinde eklemler, kaslar göz sıvısı ve ciltte doğal olarak oluşan bir maddedir. Bu nedenle de yaygınlığı oldukça fazladır. Birçok cilt ve eklem hastalığının tedavisinde de kullanılan ürünler arasında yer alır. Cildin yaşlanması ile beraber ciltte bulunan hyaluronik asit seviyesi azalır. Bu azalmanın sonucu olarak ciltte hacim kaybı ile birlikte kırışıklıklar oluşmaya başlar. Kırışan ve hacmin arttırılmasını istenen yerlerde hyaluronik asit dolgusu uygulanır. Bu dolgunun etkisi yaklaşık olarak bir yıl kendini gösterir.
  • Kalsiyum Hidroksiapatit: Kemiklerde doğal olarak oluşan ve bulunan bir maddedir. Elmacık kemiği dolgusu uygulamasında kalsiyum hidroksiapatit enjeksiyonları da kullanılabilir. Bu dolgu türünün etkileri ise yaklaşık olarak 15 ay sürebilir.
  • Poli L Laktik Asit (PLLA): Vücudun kendi kolajenini üretmesini sağlayan sentetik bir maddedir. Yaygın olarak yanaklardaki derin kırışıklıkların giderilmesi amacıyla uygulanır. Bu dolgu türünün etkisi ise iki yıl veya daha fazla sürebilir.
  • Polimetilmetakrilat (PMMA): Derecelendirme yapıldığında orta derinlikteki kırışıklıkların dolgusunda kullanılır ve kolajen içerikli bir yapıya sahiptir. Etkileri uzun yıllar sürebilir ve birlikte birkaç kez enjekte edilmesi gerekebilir.

Elmacık Kemiği Dolgusu Kimler İçin Uygun Değildir?

Birçok prosedürde olduğu gibi elmacık kemiği dolgusunu uygulamakta sakıncalı olan durumlar söz konusudur. Hamilelerin veya emziren kadınların dolgu yaptırmaları sakıncaldır. Ayrıca aşağıdaki durumlara sahip bireylerin de elmacık kemiği dolgusundan kaçınmalarında fayda vardır:

  • Bazı dermal dokuların yapısında bulunan sentetik maddelere karşı alerjisi olan kişiler,
  • Talasemi ve hemofili gibi kanama bozukluğu olan hastalar,
  • Birtakım otoimmün hastalıklar,
  • Diş veya diş eti iltihaplanması; kulak, burun, boğaz enfeksiyonu veya gastroenterit gibi mide hastalığı olan kişiler,
  • Dolgu yapıldığında olumsuz durumlar ortaya çıkabilecek cilt hastalıkları,
  • Tüberküloz.

Bunun dışında bireye özgü durumların uygulamayı yapacak sağlık uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir. Gerekmesi halinde elmacık kemiği dolgusu ertelenebilir veya dolgu türleri arasından daha uygun olanı seçilebilir.

Elmacık Kemiği Dolgusu Riskleri Nelerdir?

Elmacık kemiği dolgusu oldukça düşük risklere sahip bir prosedürdür. Bilinen riskler arasında;

  • Morarma,
  • Kanama,
  • Akne tarzı şişlikler,
  • Kaşıntı,
  • Kurdeşen
  • Şişlik ve hassasiyet yer alır.

Bu komplikasyonlar çoğunlukla bir veya iki hafta içerisinde kaybolur. Dolgu maddesine karşı alerjik reaksiyon, enfeksiyonlar, dolgunun sızması, ödem, yara veya cilt renginin bozulması gibi daha ciddi komplikasyonlar da söz konusu olabilir. Çok nadir olmakla beraber dolgu maddesinin bir kan damarına enjekte edilmesi söz konusu olabilir. Böyle durumlarda kan damarı tıkanabilir, doku kaybı veya görme kaybı ortaya çıkabilir.

Bu sayfadaki bilgiler kişiden kişiye farklılık göstermektedir.