Yazar: Uzm. Dr. A. Ozan Gökuç — Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı
Fransız askısı, yüzde aşağı kayan dokuyu desteklemek için cilt altına esnek ve vücutta erimeyen iplerin yerleştirildiği, ameliyatsız bir ip askı yöntemidir. İpler silikon ve polyester bileşenlidir; yöntem halk arasında “dinamik askı” olarak da bilinir ve ameliyatsız yüz germede başvurulan yöntemler arasında yer alır. Uygunluk muayenede belirlenir; sonuç kişiden kişiye değişir.

Fransız askısı, ip askı uygulamalarının esnek (elastik) ve emilmeyen ip kullanılan türüdür; “dinamik” adı da ipin bu esnek yapısından gelir. Amaç yüzü gerip bir noktaya kilitlemek değil; esnek bir iple aşağı kayan dokuyu nazikçe desteklemektir.
Ameliyat sayılmasa da fransız askısı tamamen kesisiz bir işlem değildir: esnek iplerin yerleştirilmesi için genellikle küçük giriş noktaları açılması gerekir (Hong ve ark., 2024). Giriş noktalarının yeri işlem öncesinde planlanır.
Silikon ve polyester vücutta emilmeyen materyaller olduğu için fransız askısında kullanılan ipler erimez. Bir derlemede tanımlanan esnek ip örneğinde silikon bir öz, polyester örgüyle kaplanmıştır (Hong ve ark., 2024). Uygulanacak ipin materyali işlem öncesinde açıkça söylenir ve ürün bilgisi hasta kaydına işlenir.

İpin erimemesi, etkinin kalıcı olduğu anlamına gelmez. Aynı derlemeye göre emilmeyen materyal bazı kişilerde rahatsızlık hissi yaratabilir, çok esnek iplerle aşırı gerginlik dokuyu yırtabilir ve uzun dönemde iltihap veya yabancı cisim reaksiyonu gelişebilir. Derleme, emilmeyen iplerin etki ya da süre bakımından emilen iplere belirgin bir üstünlüğü olmadığı görüşündedir (Hong ve ark., 2024).
Fransız askısı ile eriyen PDO iplerle yapılan ip askı arasındaki temel fark, ipin materyali ve vücutta kalıp kalmamasıdır.
| Fransız askısı (esnek ip) | PDO ip askı | |
|---|---|---|
| İp materyali | Silikon ve polyester | Polidioksanon (PDO) |
| Vücutta erir mi? | Hayır, dokuda kalır | Evet; yaklaşık 6–8 ayda emilir (Hong ve ark., 2024) |
| Yerleştirme | Genellikle küçük giriş noktası gerekir | Çoğunlukla iğne veya kanülle, kesi açılmadan |
| Bildirilen yan etki farkı | Emilmeyen iplerin genelinde his değişikliği ve ipin dışarı çıkması daha sık bildirilmiştir (Niu ve ark., 2021) | Emilen iplerde bu iki yan etki daha seyrek bildirilmiştir |
| Sorun gelişirse | İpin çıkarılması küçük bir cerrahi girişim gerektirebilir | İp aylar içinde emilir; bu sürede gelişen sorunlarda ipin çıkarılması veya başka bir müdahale gerekebilir |
Tablo yöntemleri sıralamak için değil, farkı göstermek için verilmiştir.
Fransız askısı, orta yüzde ve çene hattında hafif-orta derecede sarkması olan, cilt ve yumuşak doku yapısı ipi taşıyabilecek kişilerde değerlendirilir. Yanağın aşağı kayması ve çene hattının netliğini yitirmesi aynada benzer görünür; asıl soru, bunun doku sarkmasından mı yoksa hacim kaybından mı kaynaklandığıdır. Hacim kaybı ön plandaysa ip yerine kalsiyum hidroksilapatitle kolajen desteği gibi yöntemler gündeme gelebilir.
Her yüz fransız askısına uygun değildir; aşağıdaki durumlarda uygulama yapılmaz, ertelenir ya da ayrıca değerlendirilir:

Fransız askısı cerrahi yüz germenin yerini tutmaz: fazla deriyi çıkarmaz ve yalnız ipin taşıyabildiği kadar destek hedefler; cerrahiye yakın bir değişiklik bekleniyorsa uygun değildir, cerrahi değerlendirme önerilebilir.
İşlemden önce yüz oturur konumda incelenir ve fransız askısı iplerinin izleyeceği hatlar cilde çizilir. Çizim lokal anesteziden önce yapılır; anestezik sıvının yarattığı geçici şişlik simetriyi değerlendirmeyi zorlaştırabilir. Bölge antiseptikle temizlenir; giriş noktalarına ve ipin ilerleyeceği hatta lokal anestezi uygulanır. İpler cilt altına yerleştirilir, doku planlanan yöne desteklenir ve ip uçları sabitlenir. Kişi oturtularak simetri kontrol edilir. İşlem, ip sayısına göre yaklaşık 45–60 dakika sürer.
Ödem, hassasiyet ve morarma, fransız askısından sonraki ilk günlerde sık görülür. Ağrı çoğunlukla ilk 1–2 gün belirgindir; morarmayı azaltmak için ilk gün soğuk uygulama önerilebilir.
İlk haftalarda ciltte çekinti, gamzelenme ve hafif yüzey düzensizlikleri görülebilir. Erken dönemdeki gamzelenmenin bir kısmı ödem çekildikçe azalabilir; geçmeyen kontur düzensizlikleri ise hekimce değerlendirilir ve tedavi gerektirebilir (Pham ve ark., 2021). Yaklaşık üç hafta süren bu oturma döneminde şu öneriler verilir:
Kontrol görüşmesinde ödemin çekilmesi ve ipin konumu değerlendirilir.
Fransız askısının yan etkilerine ilişkin veriler büyük ölçüde ip askı uygulamalarının genelinden gelir. Esnek (dinamik) iplerle yapılan yüz askısına özgü yayımlanmış çalışma sayısı çok azdır; aşağıdaki sıklıklar bu yönteme doğrudan uyarlanamayabilir. 26 çalışmayı birleştiren bir meta-analizde en sık bildirilenler ödem (%35), gamzelenme (%10), his değişikliği veya uyuşma (%6), ipin görünmesi ya da elle hissedilmesi (%4), enfeksiyon (%2) ve ipin dışarı çıkmasıdır (%2). Aynı çalışmada emilmeyen iplerde his değişikliği (%11,7’ye karşı %3,1) ve ipin dışarı çıkması (%7,6’ya karşı %1,6) emilen iplere göre daha sık; 50 yaş üzerinde gamzelenme ve enfeksiyon riski daha yüksek bulunmuştur (Niu ve ark., 2021).
Yüz ve boyunda 59 çalışmayı (14.222 kişi; olguların çoğunda dikenli ip) inceleyen bir sistematik derlemede en sık bildirilen yan etkiler asimetri, ödem ve morarmadır. Yan etkilerin büyük kısmı geçici seyretmiş, ciddi sonuçlar (his değişikliği, saç dökülmesi, damar veya bez yaralanması) nadir görülmüştür; kontur düzensizliği, enfeksiyon ve iltihabi reaksiyon ise tedavi gerektirebilir (Pham ve ark., 2021). İp dokuda kaldığı için enfeksiyon yıllar sonra da gelişebilir; bir olgu sunumunda işlemden dört yıl sonra ortaya çıkan tekrarlayan apseler iplerin çıkarılması, drenaj ve antibiyotikle tedavi edilmiştir (Wang ve ark., 2021).
Şu durumlarda gecikmeden hekime başvurulmalıdır:
Fransız askısının etkisi için kesin bir süre verilemez. İp dokuda kalsa da yüzün yaşlanması, doku gevşemesi ve kilo değişiklikleri sürer. Esnek iplerle yapılan yüz askısının etki süresini karşılaştırmalı inceleyen bir insan çalışması bulunmamaktadır. Dikenli ip askı çalışmalarını inceleyen sistematik bir derlemede, iki çalışma dışındakilerin tümü kaldırma etkisinin ancak çok sınırlı bir süre korunduğunu göstermiştir; bu iki çalışma üretici desteklidir (Gülbitti ve ark., 2018). Bir meta-analiz, emilmeyen iplerin dikkatli kullanılmasını ve etkinin uzun dönemde korunamayabileceğinin önceden konuşulmasını önerir (Niu ve ark., 2021).
Fransız askısı değerlendirmesi, Uzm. Dr. A. Ozan Gökuç tarafından şu adresteki muayenehanede yapılır: Lotus Nişantaşı A Blok, Kat 6, Daire 124 · Halaskargazi Mah., Halaskargazi Cd. No: 38-66 · 34371 Şişli / İstanbul. Bina, Osmanbey (M2) metro istasyonuna kuş uçuşu yaklaşık 100 metre uzaklıktadır; harita ve toplu taşıma bilgisi iletişim sayfasındadır.
İlk görüşmede yüz oturur konumda incelenir; yanak dokusunun ne kadar ve hangi yöne kaydığı, çene hattı, cilt kalınlığı ve giriş noktalarının planlanacağı bölge değerlendirilir. Daha önceki ip ve dolgu uygulamaları, kullanılan ilaçlar ve iz eğilimi sorgulanır. Emilmeyen ipin dokuda kalacağı, gerektiğinde çıkarılmasının küçük bir cerrahi girişim gerektirebileceği ve etkinin süresinin kişiye göre değiştiği bu görüşmede konuşulur. Muayene sonunda sarkmanın ip için uygun olup olmadığı ya da başka bir yöntemin veya cerrahi değerlendirmenin daha uygun olup olmadığı belirlenir. Uygulamanın aynı gün yapılıp yapılmayacağına hekim değerlendirmesiyle karar verilir; işlem sonrası bir kontrol görüşmesi planlanır.
Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; muayene ve kişisel değerlendirmenin yerine geçmez. İletişim: 0533 599 44 10
Fransız askısı, yüzde aşağı kayan dokuyu desteklemek için cilt altına esnek ve vücutta erimeyen iplerin yerleştirildiği, ameliyatsız bir ip askı yöntemidir. İpler silikon ve polyester bileşenlidir; yöntem halk arasında dinamik askı olarak da bilinir. Uygunluk kararı yüz muayenesinden sonra verilir.
Hayır. Silikon ve polyester vücutta emilmez; ip dokuda kalır. Eriyen PDO ipler ise yaklaşık 6–8 ayda emilir. İpin erimemesi, etkinin kalıcı olduğu anlamına gelmez.
Kesin bir süre verilemez. İp dokuda kalsa da yaşlanma ve doku gevşemesi sürer; dikenli ip askı çalışmalarında kaldırma etkisinin çoğunlukla sınırlı bir süre korunduğu bildirilmiştir, esnek iplerin etki süresine özgü karşılaştırmalı veri ise yoktur. Süre; sarkmanın derecesine, doku yapısına ve yaşam alışkanlıklarına göre kişiden kişiye değişir.
Ödem, hassasiyet ve morarma çoğunlukla ilk günlerde belirgindir. İlk haftalarda çekinti ve gamzelenme gibi yüzey düzensizlikleri görülebilir; bir kısmı ödem çekildikçe azalır, geçmeyenler kontrolde değerlendirilir. Bu dönemde masaj yapılmaması, sert yiyeceklerin ısırılmaması ve işlem yapılan tarafa yatılmaması önerilir. İyileşme süresi kişiden kişiye değişir.
Asimetri, ödem, morarma, gamzelenme, his değişikliği, ipin görünmesi veya dışarı çıkması ve enfeksiyon bildirilen yan etkiler arasındadır. Emilmeyen iplerde his değişikliği ve ipin dışarı çıkması emilen iplere göre daha sık bildirilmiştir; ip dokuda kaldığı için enfeksiyon yıllar sonra da gelişebilir. Bu veriler çoğunlukla ip askı uygulamalarının genelinden gelir; esnek iplere özgü çalışma çok azdır. Artan ağrı, kızarıklık, akıntı, ateş veya ipin belirginleşmesi durumunda gecikmeden hekime başvurulmalıdır.
İşlem lokal anestezi ile yapılır ve konfor hedeflenir; ipin ilerlediği hatta baskı ve çekilme hissi olabilir. İşlemden sonraki ilk günlerde hassasiyet ve ağrı görülebilir; hekimin önerdiği ağrı kesici kullanılabilir.
Emilmeyen ip dokuda kaldığı için gerektiğinde çıkarılması planlanabilir; ancak bu, ipin konumuna ve dokuyla kaynaşmasına göre küçük bir cerrahi girişim gerektirebilir ve ipin tamamen çıkarılması her zaman mümkün olmayabilir. Bu olasılık işlem öncesindeki muayenede konuşulur.
Fransız askısında esnek ve erimeyen silikon–polyester ipler, PDO ip askıda ise zamanla emilen polidioksanon ipler kullanılır. Esnek iplerin yerleştirilmesi genellikle küçük giriş noktası gerektirir ve emilmeyen iplerde his değişikliği ile ipin dışarı çıkması daha sık bildirilmiştir. Hangisinin uygun olduğu muayenede belirlenir.
Evet, uygulama kadında ve erkekte yapılabilir. Karar cinsiyete değil; sarkmanın derecesine, cilt kalınlığına, doku ağırlığına ve beklentiye göre verilir.