Yazar: Uzm. Dr. A. Ozan Gökuç — Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı
Ağrı tedavisi, ağrının kaynağını ve türünü belirleyen bir değerlendirmeyle başlayan; ilaç, egzersiz, gerektiğinde fizik tedavi yönlendirmesi ve iğneli uygulamaları kişiye göre birleştiren bir süreçtir. Hedef ağrıyı azaltmak ve günlük işlevi korumaktır; yanıt kişiden kişiye değişir. Yeni başlayan güç kaybı, idrar veya gaita kaçırma ya da yapamama, ateşle birlikte sırt ağrısı veya kızarık, şiş bir eklem varsa acil başvuru gerekir.

Ağrı tedavisi; değerlendirme, hedef belirleme, plan ve izlem adımlarından oluşan bir süreçtir. İlk görüşmede ağrının öyküsü alınır; fizik ve nörolojik muayenenin ardından gerekirse kan tetkikleri veya görüntüleme istenir. Plan, ağrının kaynağına göre seçilen birkaç bileşenden oluşur ve hedefler gerçekçi konur: ağrının azalması, hareketin ve uykunun düzelmesi, işe ve sosyal hayata dönüş. Kontrol görüşmelerinde plan yanıta göre değiştirilir.
Kronik ağrı, üç aydan uzun süren veya bu süre boyunca tekrarlayan ağrıdır; Dünya Sağlık Örgütü işbirliğiyle hazırlanan ICD-11 sınıflaması bu tanımı kullanır (Treede ve ark., 2019). Akut ağrı ise çoğunlukla bir yaralanma veya hastalığa eşlik eden, doku iyileştikçe azalan bir uyarıdır. Uluslararası Ağrı Araştırmaları Derneği (IASP) ağrıyı, gerçek ya da olası doku hasarıyla ilişkili olan veya böyle bir hasarla ilişkili yaşantıya benzeyen, hoş olmayan duyusal ve duygusal bir yaşantı olarak tanımlar (Raja ve ark., 2020).

Aynı sınıflama, fibromiyalji ya da belirgin nedeni saptanamayan bel ağrısı gibi ağrının kendisinin sorun olduğu tabloları kronik birincil ağrı; kanser, sinir hasarı, ameliyat veya kas-iskelet hastalığı gibi altta yatan bir duruma bağlı ağrıları kronik ikincil ağrı olarak ayırır (Treede ve ark., 2019). Duyu sinir sistemini etkileyen bir hasar veya hastalıktan kaynaklanan nöropatik ağrı ise yanma, elektrik çarpması, karıncalanma veya uyuşmayla kendini gösterir.
Kronik ağrı tedavisi planlanırken şiddet puanının yanında bedensel, psikolojik ve sosyal etkiler de ele alınır; görüşmede şu başlıklar sorulur:
Muayenede hareket açıklığı, hassas noktalar, kas gücü, refleksler ve duyu incelenir. Görüntüleme her ağrıda gerekmez: uluslararası kılavuzlar bel ağrısında ilaç, görüntüleme ve cerrahinin ölçülü kullanılmasını önerir (Foster ve ark., 2018). Görüntüleme, uyarı belirtisi varsa veya sonucun planı değiştireceği durumlarda istenir.
Bel, boyun ve diz, ağrı değerlendirmesinde en sık karşılaşılan bölgeler arasındadır; her bölgenin nedenleri, uyarı belirtileri ve seçenekleri kendi sayfasında ele alınır.
Bel ağrısı olan kişilerin büyük çoğunluğunda belirli bir yapısal neden gösterilemez; kırık, tümör veya enfeksiyon gibi belirgin bir nedene bağlı bel ağrısı küçük bir orandadır (Hartvigsen ve ark., 2018). Küresel Hastalık Yükü çalışmasına göre 2020’de dünyada 619 milyon kişide bel ağrısı vardı ve bel ağrısı, engellilikle geçirilen yılların önde gelen nedeniydi (GBD 2021 Low Back Pain Collaborators, 2023). Bel fıtığında ağrı kalçaya ve bacağa yayılabilir; uyuşma veya karıncalanma eşlik edebilir.
Boyun ağrısı sıklıkla kas gerginliği ve uzun süre aynı pozisyonda kalmayla ilişkilendirilir; görüntülemedeki yaşa bağlı değişiklikler ağrısı olmayan kişilerde de sık bulunduğu için ağrının kaynağı muayene bulgularına göre belirlenir. Boyun fıtığında ağrı omuza ve kola yayılabilir; parmaklarda uyuşma veya kolda güçsüzlük eşlik edebilir.
Diz ağrısı; diz kapağı çevresindeki zorlanma, kıkırdak yıpranması (kireçlenme), menisküs ve bağ sorunları ya da iltihaplı eklem hastalıklarıyla ilişkili olabilir. Küresel Hastalık Yükü çalışmasında 2020’de dünyada 595 milyon kişide osteoartrit bulunduğu ve en sık tutulan eklemin diz olduğu bildirilmiştir (GBD 2021 Osteoarthritis Collaborators, 2023).
Ağrıya aşağıdaki uyarı (kırmızı bayrak) belirtilerinden biri eşlik ediyorsa planlı muayene beklenmeden acil servise başvurulmalı veya 112 aranmalıdır:

Şu durumlarda ise kısa süre içinde hekim değerlendirmesi gerekir: kanser öyküsü olan birinde yeni başlayan ağrı, açıklanamayan kilo kaybı, gece uyandıran ve dinlenmekle geçmeyen ağrı; uzun süreli kortizon kullanımı, kemik erimesi öyküsü, bağışıklığı baskılayan tedavi ya da damar içi madde kullanımı olan birinde yeni başlayan sırt ağrısı.
Ameliyatsız ağrı yönetimi; bilgilendirme, egzersiz, ilaç, fizik tedavi, psikolojik destek ve bazı durumlarda iğneyle yapılan uygulamaların kişiye göre birleştirilmesidir.
| Yaklaşım | Ne amaçlar? | Bilinmesi gereken |
|---|---|---|
| Bilgilendirme ve aktif kalma | Ağrının nedenini anlamak, hareketten kaçınmayı azaltmak | Bel ağrısında ilk basamak yaklaşımlar arasındadır (Foster ve ark., 2018) |
| Egzersiz ve fizik tedavi (gerektiğinde yönlendirmeyle) | Kas gücünü, esnekliği ve eklem hareketini desteklemek | Program kişiye göre düzenlenir; etkisi düzenli sürdürülmesine bağlıdır |
| İlaç tedavisi | Ağrıyı ve iltihabı azaltmak; nöropatik ağrıyı hafifletmek | Mide, böbrek ve kalp hastalıkları ile diğer ilaçlarla etkileşim nedeniyle hekim kontrolünde kullanılır |
| Multidisipliner rehabilitasyon | Bedensel, psikolojik ve iş-sosyal bileşenleri bir arada ele almak | Kronik bel ağrısında olağan bakıma göre 10 puanlık ölçekte yaklaşık 0,5 puanlık, küçük bir azalma bildirilmiştir (Cochrane derlemesi, 16 çalışma, orta kaliteli kanıt; Kamper ve ark., 2015) |
| İğneyle yapılan uygulamalar (sinir bloğu, tetik nokta enjeksiyonu, eklem içi uygulamalar) | Belirli bir sinir, kas veya eklem kaynaklı ağrıyı hedeflemek | Her ağrıda uygun değildir; kanıt düzeyi işleme ve ağrının kaynağına göre değişir. Bel ağrısında omurga enjeksiyonlarının pratikte gereğinden sık kullanıldığı bildirilmiştir (Foster ve ark., 2018) |
Tablo genel bilgi amaçlıdır: fizik tedavi programları, psikolojik destek ve multidisipliner rehabilitasyon ilgili uzmanlarca (fiziksel tıp ve rehabilitasyon, psikiyatri, psikoloji) yürütülür; gerektiğinde bu uzmanlara yönlendirme yapılır.
Diz kireçlenmesinde kişinin kendi kanından hazırlanan eklemde PRP uygulamasına ilişkin çalışmaların sonuçları tutarlı değildir ve kılavuzların önerileri birbirinden farklıdır; ACR kılavuzu, preparatlar ve teknikler arasında standart olmaması nedeniyle diz ve kalça kireçlenmesinde PRP’yi güçlü biçimde önermez (Kolasinski ve ark., 2020). Hangi iğneli uygulamanın uygun olduğu, ağrının kaynağına göre muayenede konuşulur.
İğneyle yapılan ağrı uygulamaları aşağıdaki durumlarda yapılmaz veya ertelenir:
Olası yan etkiler arasında iğne yerinde ağrı, morarma ve geçici şişlik; geçici uyuşma veya güçsüzlük; baş dönmesi ya da bayılma hissi; nadiren enfeksiyon, kanama veya sinir hasarı bulunur. Lokal anestezik ilaçlar nadiren kulak çınlaması, ağızda metalik tat, dudak çevresinde uyuşma veya sersemlik, çok nadiren de nöbet ya da kalp ritim bozukluğu yapabilir; bu belirtiler gecikmeden hekime söylenmelidir, uygulama sonrası da kısa bir gözlem yapılır. Kortikosteroid içeren uygulamalardan sonra diyabeti olan kişilerde kan şekeri birkaç gün yükselebilir; yüzde kızarma, geçici ağrı artışı ve yüzeyel uygulamalarda deride incelme veya renk açılması görülebilir.
Uygulamadan sonraki günlerde ateş, artan kızarıklık ve şişlik, yeni başlayan güçsüzlük ya da diyabeti olanlarda kan şekerinde belirgin yükselme fark edilirse kontrol günü beklenmeden başvurulmalıdır. Boyun, omuz veya sırta yapılan uygulamadan sonra nefes darlığı ya da batar tarzda göğüs ağrısı gelişirse acil başvurulmalıdır.
Anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlık eğitimi; ağrının fizyolojisini, ağrı kesici ve lokal anestezik ilaçları, sinir anatomisini, bölgesel anestezi uygulamalarını ve bunlarda gelişebilecek istenmeyen durumların yönetimini kapsar. Uzm. Dr. A. Ozan Gökuç anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanıdır; medikal estetik ve ağrı alanında uygulamalar yapmaktadır.

Kronik ağrı çoğu zaman tek bir uzmanlığın sınırına sığmaz. Gerektiğinde nöroloji, beyin ve sinir cerrahisi, ortopedi, fiziksel tıp ve rehabilitasyon, romatoloji veya psikiyatri görüşü istenir.
Ağrı değerlendirmesi Uzm. Dr. A. Ozan Gökuç’un muayenehanesinde yapılır: Lotus Nişantaşı A Blok, Kat 6, Daire 124 · Halaskargazi Mah., Halaskargazi Cd. No: 38-66 · 34371 Şişli / İstanbul. Bina, Osmanbey (M2) metro istasyonuna kuş uçuşu yaklaşık 100 metre uzaklıktadır.
İlk görüşmeye daha önce çekilmiş MR, röntgen veya ultrason raporları ve görüntüleri, son kan tahlilleri ve kullanılan tüm ilaçların listesiyle gelinmesi muayeneyi kolaylaştırır. Ağrının hangi saatte ve hangi hareketle arttığını not eden kısa bir ağrı günlüğü de yol gösterici olabilir. Uyarı belirtisi saptanırsa önce ileri tetkik ya da ilgili uzmanlığa yönlendirme planlanır. Görüşmenin sonunda planın bileşenleri, kontrol görüşmesinin zamanı ve hangi belirtide erken başvurulacağı konuşulur.
İğneyle yapılan bir uygulamanın aynı gün yapılıp yapılmayacağına, muayene ve tetkik sonuçlarına bakıldıktan sonra hekim karar verir. Harita ve yol tarifi için metroyla ve araçla ulaşım bilgileri sayfasına bakılabilir.
Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; muayene ve kişisel değerlendirmenin yerine geçmez. İletişim: 0533 599 44 10
Ağrı tedavisi için başvurulacak bölüm ağrının kaynağına göre değişir. İlk değerlendirme aile hekimi ya da ağrının bölgesine göre ilgili uzmanlık tarafından yapılabilir; ağrı yönetiminde anesteziyoloji ve reanimasyon, fiziksel tıp ve rehabilitasyon, nöroloji, beyin ve sinir cerrahisi ve ortopedi uzmanları yer alır. Yeni başlayan veya ilerleyen güç kaybı, idrar ya da gaita kaçırma veya yapamama, ateşle birlikte sırt ağrısı ya da travma sonrası şiddetli ağrıda doğrudan acil servise başvurulmalıdır.
Üç aydan uzun süren ya da bu süre boyunca tekrarlayan ağrı kronik ağrı olarak tanımlanır (Treede ve ark., 2019). Kronik ağrı uyku, ruh hali ve günlük işlevi etkileyebildiği için değerlendirmede ağrının şiddetiyle birlikte bu etkiler de ele alınır.
Ağrı tedavisinde herkes için geçerli bir seans sayısı yoktur. İlaç ve egzersiz programlarının etkisi haftalar içinde değerlendirilir; iğneyle yapılan uygulamalarda tekrar gerekip gerekmediği ilk uygulamaya verilen yanıta göre belirlenir. Yanıt kişiden kişiye değişir.
Hayır. Kılavuzlar bel ağrısında görüntülemenin ölçülü kullanılmasını önerir; pratikte ise görüntülemenin, istirahatin ve omurga enjeksiyonlarının gereğinden sık kullanıldığı bildirilmiştir (Foster ve ark., 2018). MR ya da başka bir görüntüleme; güç kaybı, travma, ateş, kanser öyküsü gibi uyarı belirtilerinde veya beklenen sürede düzelmeyen ağrıda, sonucun planı değiştireceği durumlarda istenir.
Kullanılan ilaçlar kendiliğinden bırakılmamalıdır. Muayeneye tüm ilaçların adları ve dozlarını gösteren bir listeyle gelinmesi yeterlidir. Kan sulandırıcı kullanılıyorsa, iğneyle yapılacak bir uygulama öncesinde ilaca ne yapılacağına ilacı yazan hekimle birlikte karar verilir.
Bel, boyun ve diz ağrısının yanı sıra omuz, kalça ve sırt ağrısı ile sinir kaynaklı (yanma, uyuşma, elektriklenme tarzında) ağrılar da değerlendirilebilir. Değerlendirme, ağrının nedenini araştırmayı ve gerektiğinde ilgili uzmanlığa yönlendirmeyi kapsar; her ağrıda aynı yaklaşım uygulanmaz.
Ameliyatsız ağrı yönetimi ağrının azaltılmasını ve günlük işlevin korunmasını hedefler; fıtık veya ileri kireçlenme gibi yapısal bir sorunu ortadan kaldırmaz. Kolda veya bacakta ilerleyen güç kaybı, idrar ya da gaita kontrolünün bozulması gibi durumlarda cerrahi değerlendirme gerekir. Karar, muayene ve tetkiklerin ardından ilgili uzmanlıkla birlikte verilir.
Nöropatik ağrı, somatosensoriyel sinir sistemini (duyu sinirleri ve yolları) etkileyen bir hasar veya hastalığın doğrudan sonucu olarak ortaya çıkan ağrıdır (Finnerup ve ark., 2016); yanma, elektrik çarpması, iğnelenme, karıncalanma veya uyuşma olarak tarif edilebilir ve hafif dokunmayla bile artabilir. Fıtıkta kola ya da bacağa yayılan ağrı, diyabete bağlı sinir hasarı, zona sonrası ağrı ve amputasyon sonrası fantom (hayalet) ağrı örnekleridir. Tanı öykü ve nörolojik muayeneyle konur; gerekirse ek tetkik istenir.