PLLA (poli-L-laktik asit; en bilinen ticari adıyla Sculptra), ciltte kolajen yapımını uyarmak amacıyla derin cilt katmanlarına enjekte edilen, vücutta zamanla parçalanan sentetik bir biyostimülatördür. Hyaluronik asit dolgular gibi hacmi uygulama anında jel kütlesiyle oluşturmaz; ilk günlerdeki dolgunluk geçicidir ve asıl etki çoğunlukla birden fazla seansla, haftalar ve aylar içinde ortaya çıkar. Uygunluk, bölge ve seans planı muayenede belirlenir.
PLLA, ameliyatsız yüz gençleştirme seçenekleri arasında yüzdeki yaygın hacim kaybına zamana yayılan bir yaklaşım sunar; sarkmış deri fazlalığını gidermez, mimik çizgilerine de etki etmez. Sonuç kişiden kişiye değişir.
Temsili görseldir. Kaynak: Pexels / Alina Degli.
PLLA nasıl etki eder, ne zaman etkisini gösterir?
PLLA’nın asıl etkisi uygulama günü değil, kolajen yapımı ilerledikçe haftalar ve aylar içinde belirginleşir. PLLA’nın, dokuda kontrollü bir yabancı cisim yanıtı başlatarak fibroblast hücrelerinin kendi kolajenini üretmesini uyardığı düşünülmektedir (Narins, 2008). Pasif dolgular hacmi kendi kütleleriyle sağlar; PLLA’nın etkisi ise bu kolajen yanıtına bağlıdır. Malzemenin kendisi biyouyumludur ve vücutta zamanla parçalanır (Narins ve ark., 2010).
Uygulamadan sonraki ilk günlerde görülen dolgunluk büyük ölçüde ürünün sulandırıldığı sıvıdan ve ödemden kaynaklanır; sıvı emildikçe azalır. Amaç sonucu tek seansa sığdırmak değil; cildin taşıyıcı ağının seanslar arasında, kendi temposunda desteklenmesine alan bırakmaktır.
PLLA bir dolgu mu, hyaluronik asitten farkı nedir?
PLLA enjeksiyonla uygulanan bir dolgu ürünüdür; ancak kolajen uyarıcı (biyostimülatör) bir malzemedir ve kademeli etki eder. Hyaluronik asit (HA) dolgu ise jel yapısıyla doğrudan hacim oluşturur. İkisi farklı amaçlarla kullanılır ve biri diğerinin yerine geçmez. CaHA hem hacim verir hem kolajen yapımını uyarır; ayrıntıları kalsiyum hidroksilapatit ile sıvı yüz germe sayfasında anlatılır.
PLLA ve HA aynı planda birlikte değerlendirilebilir; örneğin belirgin bir çukurluk HA ile, yaygın hacim kaybı PLLA ile ele alınabilir.
Poli-L-laktik asit ne işe yarar, hangi bölgelere uygulanır?
Poli-L-laktik asit, kolajen yapımını uyararak yüzde geniş bir alana yayılan hacim kaybını zaman içinde desteklemek amacıyla kullanılır. Sık uygulanan bölgeler şakak çukurluğu, elmacık ve yanak çöküklüğü ile çene hattıdır. Şakaktaki hacim kaybı kaş kuyruğunun desteğini azaltabilir ve yüzü profilden daha yorgun gösterebilir; bu bölgeye yaklaşım şakak çukurluğuna yönelik dolgu sayfasında, orta yüz ise elmacık bölgesinin desteklenmesi sayfasında anlatılır.
Dudağın kırmızı kısmına PLLA uygulanmaz. Göz çevresinde PLLA uygulaması yeterince çalışılmamıştır ve bu bölgede papül ve nodül riskinin arttığı bildirilmiştir.
PLLA kimlere uygulanır, kimlere uygulanmaz?
PLLA, yüzünde yaygın hacim kaybı olan erişkinlerde değerlendirilir; hacim kaybının derecesi ve dağılımı muayenede belirlenir. Değişimin zamanla geleceğini kabul etmek ve birden fazla seansa zaman ayırabilmek de uygunluğun parçasıdır.
PLLA aşağıdaki durumlarda uygulanmaz veya ertelenir:
Gebelik ve emzirme dönemi
Uygulama bölgesinde aktif enfeksiyon, uçuk, iltihaplı sivilce, döküntü veya kurdeşen
Ürünün bileşenlerine bilinen alerji; ağır alerji veya anafilaksi öyküsü
Ürün lidokainle hazırlanıyorsa lidokain ya da diğer amid tipi lokal anesteziklere alerji
Keloid ya da kalın (hipertrofik) iz eğilimi
Kontrol altında olmayan otoimmün hastalık veya bağışıklığı baskılayan tedavi (ayrıca değerlendirilir)
Aynı bölgeye daha önce türü bilinmeyen ya da emilmeyen dolgu uygulanmış olması
Kanama bozukluğu; kan sulandırıcı ilaçlar ve bazı takviyeler ayrıca değerlendirilir
Anında hacim ya da tek seansta sonuç beklentisi; belirgin deri fazlalığı ve sarkmada cerrahi değerlendirme gerekir
PLLA nasıl uygulanır?
PLLA, sulandırılarak süspansiyon hâline getirilen ürünün derin cilt katmanlarına enjekte edilmesi ve ardından bölgeye masaj yapılmasıyla uygulanır. Her seans şu adımları izler:
Temsili görseldir. Kaynak: Pexels / Sora Shimazaki.
Planlama: Uygulama noktaları belirlenir; yalnız tıbbi kayıt amacıyla fotoğraf alınabilir.
Hazırlık: Ürün önceden steril suyla sulandırılır. Cilt antiseptikle temizlenir; işlem konforu için anestezik krem veya lokal anestezi uygulanır.
Uygulama: Süspansiyon, derin dermise ya da deri altı/kemik zarı üstü plana, yüzeye yakın olmayan bir derinlikte ve bölgeye eşit dağılacak şekilde verilir. Yanlış sulandırma, süspansiyon içinde ürünün homojen dağılmaması, yüzeysel enjeksiyon ve uygulama sonrası masaj yapılmaması papül ve nodül oluşumuyla ilişkilendirilmiştir (Narins, 2008).
Bitiş: Uygulanan bölgeye masaj yapılır; evde sürdürülecek masaj tarif edilir.
PLLA kaç seans ve hangi aralıkla uygulanır?
PLLA’da seans sayısı; hacim kaybının derecesine, uygulanan alanın genişliğine ve dokunun yanıtına göre belirlenir. Nazolabial çizgilerde PLLA’yı kolajen dolguyla karşılaştıran randomize çalışmada katılımcılara 1–4 seans, 3 hafta arayla uygulama yapılmıştır (Narins ve ark., 2010). Muayenede planlanan seans sayısı ve aralığı muayenede kişiye göre belirlenir.
Bir sonraki seansta verilecek miktar, dokunun önceki seansa verdiği yanıta göre ayarlanır; amaç fazla düzeltmenin önüne geçmektir.
PLLA sonrası nelere dikkat edilmeli?
PLLA sonrasında ilk günlerde hafif şişlik, kızarıklık ve küçük morluklar beklenebilir; bakımın odağı masaj ve yüksek ısıdan kaçınmadır.
Uygulama günü: Masaj, hekimin tarif ettiği şekilde yapılır. Şişlik için bastırmadan, kısa aralıklarla soğuk uygulama yapılabilir; yüze gereksiz yere dokunulmaz ve eller temiz tutulur.
İlk hafta: Masaj tarif edilen süre boyunca sürdürülür. Yoğun egzersizden, sauna, hamam ve solaryum gibi yüksek ısıdan kaçınılması önerilir. Güneşten korunma önerilir.
Kontrol: Son değerlendirme, kolajen yanıtının belirginleştiği aylar içinde yapılır.
PLLA’nın yan etkileri ve zararları nelerdir?
PLLA’nın yan etkilerinin çoğu hafif ve geçicidir; PLLA’ya özgü konu, haftalar ya da aylar sonra ortaya çıkabilen küçük sertliklerdir (papül ve nodül).
Sık ve geçici: İşlem sırasında rahatsızlık, morarma, kan toplanması (hematom), şişlik ve kızarıklık. Bu yakınmalar genellikle geçicidir ve kendiliğinden düzelir (Vleggaar ve ark., 2014b); randomize çalışmaları inceleyen sistematik derlemede bildirilen yan etkilerin tümü hafif ya da orta şiddettedir (Signori ve ark., 2024).
Papül ve nodül: Uygulamadan haftalar, bazen aylar sonra ortaya çıkabilir. Çoğu elle hissedilen ama görülmeyen, ağrı yapmayan sertliklerdir ve çoğunlukla kendiliğinden geriler; ancak gerilemesi aylar sürebilir, nadiren görünür hâle gelip tedavi gerektirebilir. Genellikle ürünün hazırlanması ve yerleştirilmesiyle ilişkilidir (Vleggaar ve ark., 2014b).
Granülom (çok nadir): Dokunun PLLA’ya aşırı tepkisiyle oluşan gerçek granülomların sıklığı %0,01–0,1 olarak bildirilmiştir; aylar ya da yıllar sonra ortaya çıkabilir, büyüyebilir ve ilaç tedavisi gerektirebilir (Vleggaar ve ark., 2014b).
Enfeksiyon ve renk değişikliği (nadir): Uygulama bölgesinde enfeksiyon gelişebilir; özellikle koyu tenlerde, çoğunlukla geçici olan renk koyulaşması bildirilmiştir.
Damar tıkanıklığı (çok nadir, ciddi): Damar içine ya da damar yakınına enjeksiyon, ciltte dolaşım bozukluğuna (yüzeyel doku ölümü ve iz) ve çok nadiren görme kaybına yol açabilir. Biyostimülatörlere bağlı görme kaybını inceleyen bir derlemede PLLA için iki doğrulanmış görme kaybı bildirimi bulunmuştur; biri göz çevresi ve burun bölgesine, diğeri şakağa yapılan uygulamadan sonradır (Young ve ark., 2026). Eritici bir enzim olmadığından bu durumda göz hastalıkları uzmanıyla birlikte, zamana karşı çalışılır.
Beklemeden hekime başvurulması gereken belirtiler: giderek artan şiddetli ağrı; ciltte solukluk, ağ şeklinde morumsu renk değişimi, soğukluk veya kabarcık; ateş, artan kızarıklık ve akıntı; haftalar ya da aylar sonra büyüyen, kızaran veya ağrıyan sertlik. Görmede bulanıklık, çift görme ya da görme kaybı, göz ağrısı, göz kapağında düşme, ani şiddetli baş ağrısı, konuşma bozukluğu veya güçsüzlükte 112 aranmalıdır.
Poli-L-laktik asidin etkisi ne kadar sürer?
PLLA’nın etkisinin süresi kişiden kişiye değişir; yaşlanma süreci devam ettiği için zamanla yeni bir değerlendirme gerekebilir. Nazolabial çizgilerde yapılan ve 233 kişinin katıldığı randomize çalışmada PLLA grubundaki düzelme, son uygulamadan sonra 25 aya kadar izlenmiştir; katılımcıların çoğunun beyaz ırktan kadınlar ve açık-orta ten tipinden (Fitzpatrick II–III) olması çalışmanın sınırlılıkları arasında belirtilmiştir (Narins ve ark., 2010).
11 randomize çalışmayı inceleyen sistematik derlemede dört çalışmada anlamlı düzelme bildirilmiş ve etkinin izlemde en az 25 ay sürdüğü belirtilmiştir; ancak çalışmaların beşinde yüksek yanlılık riski saptanmış ve kanıt kalitesi düşük bulunmuştur (Signori ve ark., 2024). Tekrar uygulama gerekip gerekmediği kontrol görüşmelerinde değerlendirilir.
Nişantaşı’nda PLLA muayenesi ve seans planlaması
PLLA için ilk görüşmenin yapıldığı muayenehanenin adresi: Lotus Nişantaşı A Blok, Kat 6, Daire 124 · Halaskargazi Mah., Halaskargazi Cd. No: 38-66 · 34371 Şişli / İstanbul. Bina, Osmanbey (M2) metro istasyonuna kuş uçuşu yaklaşık 100 metre uzaklıktadır.
Muayenede hacim kaybının şakak, elmacık ve çene hattı boyunca nasıl dağıldığına, cilt kalınlığına ve desteğin hangi bölgede öncelikli olduğuna bakılır. Daha önce yapılmış dolgu uygulamaları (özellikle türü bilinmeyen ya da emilmeyen dolgular), keloid eğilimi, alerji öyküsü, otoimmün hastalıklar ve kullanılan ilaçlar sorgulanır.
PLLA çoğu zaman birden fazla seans gerektirdiği için seans takvimi ilk görüşmede birlikte çıkarılır. İlk uygulamanın aynı gün yapılıp yapılmayacağına, ürünün hazırlanma süresi de gözetilerek hekim karar verir. Sonraki her seans, önceki uygulamaya verilen yanıtın değerlendirildiği bir kontrol görüşmesiyle başlar. Yol tarifi için adres, ulaşım ve iletişim bilgileri sayfasına bakılabilir.
Narins RS, Baumann L, Brandt FS, Fagien S, Glazer S, Lowe NJ, ve ark. A randomized study of the efficacy and safety of injectable poly-L-lactic acid versus human-based collagen implant in the treatment of nasolabial fold wrinkles. J Am Acad Dermatol. 2010. PMID: 20159311
Vleggaar D, Fitzgerald R, Lorenc ZP, Andrews JT, Butterwick K, Comstock J, ve ark. Consensus recommendations on the use of injectable poly-L-lactic acid for facial and nonfacial volumization. J Drugs Dermatol. 2014a. PMID: 24719078
Vleggaar D, Fitzgerald R, Lorenc ZP. Understanding, avoiding, and treating potential adverse events following the use of injectable poly-L-lactic acid for facial and nonfacial volumization. J Drugs Dermatol. 2014b. PMID: 24719076
Signori R, Barbosa AP, Cezar-Dos-Santos F, Carbone AC, Ventura S, Nobre BBS, ve ark. Efficacy and Safety of Poly-l-Lactic Acid in Facial Aesthetics: A Systematic Review. Polymers (Basel). 2024. PMID: 39339028
Young SM, Goh ASC, Jeyabal P, Ooi ASH. Visual Loss in Biostimulator Injectables: A Review of Incidence, Risk Factors, Etiology and Management Proposal. Aesthetic Plast Surg. 2026. PMID: 41263987
PLLA için belirleyici olan yaştan çok hacim kaybının türü ve derecesidir. Uygulama erişkinlerde değerlendirilir; 18 yaşından küçüklere estetik amaçla uygulanmaz. Hacim kaybının belirginleşmeye başladığı dönemde, zamana yayılan bir destek amacıyla düşünülebilir. Belirgin deri fazlalığı ve ileri sarkmada PLLA tek başına yeterli olmayabilir; bu durumda cerrahi değerlendirme gerekir.
Uygulama sırasında iğne batışı ve basınç hissi olabilir; hissedilen rahatsızlık kişiden kişiye değişir. İşlem konforu için anestezik krem veya lokal anestezi kullanılabilir; lokal anestezik seçilmeden önce alerji öyküsü sorulur. İşlem sırasındaki rahatsızlık, en sık bildirilen ve kendiliğinden geçen yan etkiler arasındadır (Vleggaar ve ark., 2014).
Dudağın kırmızı kısmına PLLA uygulanmaz; dudakta kullanımı klinik çalışmalarda değerlendirilmemiştir. Göz çevresinde de uygulama yeterince çalışılmamıştır ve bu bölgede papül ve nodül riskinin arttığı bildirilmiştir. Göz altındaki çöküklükte hangi yöntemin uygun olduğu muayenede değerlendirilir.
Ürün toz hâlinde bulunur; uygulamadan önce steril suyla sulandırılarak süspansiyon hâline getirilir. Süspansiyon ince bir iğne veya kanülle derin dermise ya da deri altı/kemik zarı üstü plana, yüzeye yakın olmayan bir derinlikte verilir. Ürünün hazırlanması ve yerleştirilmesi, nodül oluşumunu etkileyen başlıca etkenler arasındadır (Vleggaar ve ark., 2014).
FDA onayı bir etken maddeye değil, belirli bir ürüne verilir. ABD’de bir PLLA ürünü 2004’te HIV ile ilişkili yüz yağ dokusu kaybında, 2009’da ise bağışıklık sistemi sağlam kişilerde kozmetik endikasyonlarda FDA onayı almıştır; Avrupa’daki kullanımı 1999’a dayanır (Vleggaar ve ark., 2014). Piyasadaki her PLLA ürünü FDA onaylı değildir. Türkiye’de esas alınan, kullanılan ürünün TİTCK/ÜTS kaydıdır; ürünün kayıt ve seri bilgisi hasta kaydına işlenir.
Hayır; hyaluronik asit dolgular gibi bir enzimle eritilemez. Hyaluronik asit dolguları eriten hiyalüronidaz PLLA’yı parçalamaz. Bu nedenle küçük miktarlarla ve seanslara bölünerek ilerlenir. Oluşabilecek küçük nodüllerin çoğu zamanla kendiliğinden geriler, ancak gerilemesi aylar sürebilir; çok nadir görülen granülomlarda ise ilaç tedavisi gerekebilir (Vleggaar ve ark., 2014).
Uygulamadan sonraki ilk günlerde geçici şişlik olabilir. Kolajen yanıtı sonraki haftalarda geliştiği için seans sırasında çukurluk tamamen doldurulmaz; fazla düzeltme yapılmaması önerilir. Her seansta sınırlı miktar uygulanır ve yeni seansa gerek olup olmadığı yüzdeki değişim izlenerek belirlenir; sonuç kişiden kişiye değişir.
İlk görüşme Halaskargazi Caddesi’ndeki muayenehanede yapılır. Görüşmeye, varsa daha önce yapılmış dolgu uygulamalarının kaydı (tarih, bölge ve ürün türü), düzenli kullanılan ilaç ve takviyelerin listesi ile bilinen alerjilerin bilgisi getirilebilir. Bu bilgiler, aynı bölgeye PLLA uygulanıp uygulanamayacağını ve seans planını doğrudan etkiler.
Evet; uygulamadan sonra masaj, süspansiyonun dokuya eşit dağılmasına yardımcı olmak amacıyla önerilir. Uygulama sonrası masaj yapılmaması, yanlış sulandırma ve yüzeysel enjeksiyonla birlikte nodül oluşumuyla ilişkilendirilen etkenler arasında sayılmıştır (Narins, 2008). Masajın nasıl, kaç gün ve günde kaç kez yapılacağı hekim tarafından tarif edilir.