Yazar: Uzm. Dr. A. Ozan Gökuç — Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı
Bel ağrısı (lumbago), kaburgaların alt sınırı ile kalça kıvrımları arasında hissedilen ağrıdır; çoğu kişide tek bir yapısal neden gösterilemez ve yeni başlayan ağrı sıklıkla kısa sürede azalır. Bel fıtığında ağrı bacağa yayılabilir. İdrar veya dışkı kaçırma, apış arasında uyuşma, bacakta hızla artan güç kaybı ya da yüksek ateş varsa acil başvuru gerekir. Tedavi çoğu kişide hareket ve egzersizle başlar.
Bel ağrısı, dünyada engellilikle geçen yılların önde gelen nedenidir. 2020’de yaklaşık 619 milyon kişiyi etkilediği hesaplanmıştır (GBD 2021 Low Back Pain Collaborators, 2023). Bel, boyun ve diz ağrısında değerlendirmenin genel çerçevesi ağrı tedavisi yöntemleri sayfasında anlatılır.

Bel ağrısının büyük bölümü “spesifik olmayan” ya da mekanik bel ağrısıdır. Kaslar, bağlar, omurlar arasındaki küçük eklemler (faset eklemleri) ve diskler birlikte rol oynar ve ağrıyı tek bir yapıya bağlamak çoğu zaman mümkün olmaz. Kırık, kanser veya enfeksiyon gibi iyi tanımlanmış ciddi bir neden yalnız küçük bir grupta bulunur (Hartvigsen ve ark., 2018).
| Neden grubu | Örnekler | Dikkat çeken özellik |
|---|---|---|
| Mekanik (spesifik olmayan) | Kas ve bağ zorlanması, faset eklemi ve disk kaynaklı ağrı | Hareket ve pozisyonla değişir |
| Sinir kökü basısı | Bel fıtığı, omurga kanalı darlığı (spinal stenoz), bel kayması (spondilolistezis) | Dizin altına yayılan bacak ağrısı, uyuşma, karıncalanma; darlıkta yürüdükçe artan bacak ağrısı |
| Kemik kaynaklı | Stres kırığı, kemik erimesine (osteoporoz) bağlı çökme kırığı, düşme sonrası kırık | Ani başlangıç; ileri yaş, uzun süre kortizon kullanımı veya travma öyküsü |
| İltihaplı romatizmal | Spondiloartrit | Genç yaşta sinsi başlangıç; dinlenmekle değil hareketle azalma |
| Ciddi ama seyrek | Omurga enfeksiyonu, omurgada tümör veya başka organdan yayılım (metastaz) | Ateş, kanser öyküsü, açıklanamayan kilo kaybı, gece geçmeyen ağrı |
| Omurga dışı | Böbrek taşı veya böbrek enfeksiyonu, safra kesesi hastalıkları, jinekolojik nedenler, karın aort anevrizması | Hareketle değişmeyen ağrı; idrar yakınması, ateş veya karın ağrısı eşlik edebilir |
Bel ağrısı ağır fiziksel iş yapanlarda, sigara kullananlarda, obezitesi olan kişilerde ve eşlik eden fiziksel ya da ruhsal sağlık sorunu olanlarda daha sık bildirilir (Hartvigsen ve ark., 2018). Küresel hesaplamalarda bel ağrısına bağlı engelliliğin %38,8’i mesleki etkenlere, sigaraya ve yüksek beden kitle indeksine bağlanmıştır (GBD 2021 Low Back Pain Collaborators, 2023).
Bel ağrısı üç ay veya daha uzun sürdüğünde kronik (süreğen) bel ağrısı olarak adlandırılır (NICE NG59). Yeni başlayan bel ağrısı çoğu kişide kısa sürede azalır. Ancak tekrarlaması sıktır ve küçük bir grupta ağrı uzun süreli hale gelip günlük hayatı kısıtlar. Başlangıçta ağrının çok şiddetli olması, ruhsal sıkıntı ve vücudun birden fazla bölgesinde ağrı bulunması bu olasılığı artırır. Sinir sisteminin ağrıyı işleme biçimindeki değişiklikler ve ağrıya ilişkin düşünceler de süreğenleşmede rol oynar (Hartvigsen ve ark., 2018).

Sabah yataktan kalktığınızda beliniz uzun süre tutuk kalıyor ve hareket ettikçe açılıyorsa, bu ayrıntı muayenede önemlidir. Genç yaşta sinsi başlayan, dinlenmekle geçmeyip hareketle azalan ve geceleri uyandıran bel ağrısı iltihaplı romatizmal bir hastalığın ipucu olabilir; bu durumda romatoloji değerlendirmesi gerekebilir.
Bel fıtığı (lomber disk hernisi), omurlar arasındaki diskin iç kısmının (çekirdek) dış halkadaki bir yırtıktan normal sınırlarının dışına taşmasıdır; taşan doku yakındaki sinir köküne baskı yapabilir ya da onu tahriş edebilir. Sinir kökü etkilendiğinde ağrı kalçadan bacağa, çoğu zaman dizin altına yayılır. Bu yayılan ağrıya siyatik (radiküler ağrı) denir. Duyu, güç veya refleks kaybı eşlik ediyorsa tablo radikülopati olarak adlandırılır. Bacakta uyuşma ve karıncalanma görülebilir, öksürme ya da hapşırma ağrıyı artırabilir. Dizin altına inen bacak ağrısı her zaman diz ekleminden kaynaklanmaz. Diz kaynaklı ağrının ayırt edici özellikleri diz ağrısının nedenleri sayfasında anlatılır.
Bel fıtığı ile bel ağrısı aynı şey değildir. BT veya MR’da görülen disk değişiklikleri ağrısı olmayan kişilerde de sıktır: 3.110 kişiyi kapsayan bir sistematik derlemede disk dejenerasyonu 20 yaşındakilerin %37’sinde, 80 yaşındakilerin %96’sında görülmüştür. Diskte bombeleşme (bulging) 20 yaşında %30, 80 yaşında %84; disk fıtıklaşması (protrüzyon) 20 yaşında %29, 80 yaşında %43 oranında saptanmıştır (Brinjikji ve ark., 2015). Bu nedenle MR bulgusu, belirtiler ve muayene bulgularıyla birlikte değerlendirilir.
Bel fıtığında ağrı yönetiminin amacı ağrıyı azaltmak ve hareketi korumaktır. Ağrı yönetimi fıtığın kendisini ortadan kaldırmayı hedeflemez; cerrahi gerekip gerekmediği ayrıca değerlendirilir. Boyundaki disk sorunlarında ise ağrı kola yayılabilir; bu tablo boyun fıtığında ağrı yönetimi sayfasında anlatılır.
Bel ağrısına aşağıdaki belirtilerden biri eşlik ediyorsa muayene günü beklenmeden en yakın acil servise başvurulmalı ya da 112 aranmalıdır:
Aşağıdaki durumlarda ise aynı gün veya birkaç gün içinde hekim değerlendirmesi gerekir:
Kauda ekina sendromu, omuriliğin bittiği yerin altındaki sinir kökü demetinin sıkışmasıdır. Eyer bölgesinde duyu kaybı ya da mesane veya bağırsak işlev bozukluğu varsa uluslararası kılavuzlar acil MR önerir (Hennessy ve ark., 2025).
Her bel ağrısında MR gerekmez; tanı öykü ve fizik muayeneyle başlar, görüntüleme yalnız sonucu tedaviyi değiştirecekse istenir (NICE NG59). Öyküde ağrının ne zaman ve nasıl başladığı, nereye yayıldığı, hangi hareketle arttığı ve acil belirtilerin olup olmadığı sorulur. İlk hedef kanser, enfeksiyon, kırık ve iltihaplı hastalık gibi özel nedenleri dışlamaktır. Fizik muayenede omurganın hareketleri, bacaklarda kas gücü, duyu ve refleksler ile sinir gerilme testleri (ör. düz bacak kaldırma testi) değerlendirilir.

Acil belirtisi olan, güç kaybı ilerleyen ya da girişimsel işlem veya cerrahi düşünülen kişilerde MR gündeme gelir. Enfeksiyon veya iltihaplı hastalık düşünülüyorsa kan tetkikleri istenebilir.
Bel ağrısı tedavisi çoğu kişide ameliyatsız yöntemlerle başlar. Kılavuzlar ilk basamakta bilgilendirme, normal aktivitelere dönme ve egzersizi önerir. İlaç, görüntüleme ve cerrahinin ise ölçülü kullanılması istenir (Foster ve ark., 2018). Amaç ağrıyı azaltmak ve işlevi korumaktır; yanıt kişiden kişiye değişir.
Bel ağrısında uzun süreli yatak istirahati önerilmez; ağrının izin verdiği ölçüde günlük işlere devam edilir. Kişinin ihtiyaç ve tercihine göre seçilen grup egzersiz programları değerlendirilebilir. Masaj gibi yumuşak doku teknikleri de dahil manuel tedaviler yalnız egzersiz içeren bir planın parçası olarak düşünülür (NICE NG59). Egzersiz programı gerektiğinde fizik tedavi ve rehabilitasyon yönlendirmesiyle planlanır.
Bel ağrısında ilaç seçimi kişinin yaşına ve mide, karaciğer, böbrek, kalp-damar risklerine göre yapılır. NICE kılavuzuna göre steroid olmayan iltihap giderici ağrı kesiciler (NSAİİ) bu riskler gözetilerek düşünülebilir. Kullanılacaksa en düşük etkili dozda ve en kısa süreyle verilir. Siyatikte NSAİİ’lerin yararına ilişkin kanıt sınırlıdır ve zarar riski göz önünde tutulur. Opioidler akut bel ağrısında rutin olarak, kronik bel ağrısında hiç önerilmez. Zayıf opioidler yalnız NSAİİ uygun olmadığında ya da etkisiz kaldığında akut bel ağrısı için değerlendirilir. Parasetamolün tek başına, antidepresanların ve gabapentinoid ya da antiepileptik ilaçların bel ağrısında kullanılması önerilmez. Siyatikte gabapentinoidler, diğer antiepileptikler, ağızdan kortizon ve benzodiazepinler için yarar kanıtı bulunmadığı, zarar kanıtı olduğu belirtilir (NICE NG59). İlaç ve doz muayeneden sonra hekim tarafından belirlenir. Reçetesiz ağrı kesicilerin uzun süre kendi başına kullanılması önerilmez.
Bel ağrısı ve siyatikte girişimsel ağrı işlemleri, ilaç ve egzersizle yeterli yanıt alınamayan seçilmiş kişilerde gündeme gelir. NICE kılavuzuna göre akut ve şiddetli siyatikte lokal anestezik ve kortizon içeren epidural enjeksiyon düşünülebilir. Kronik bel ağrısında ise ağrının faset eklemlerinin duyusunu taşıyan medial dal sinirlerinin alanından kaynaklandığı düşünülüyor ve tanısal medial dal bloğuna olumlu yanıt alınmışsa radyofrekans denervasyon değerlendirilebilir. Siyatik olmadan yalnız bel ağrısı olan kişilerde omurga enjeksiyonları önerilmez. Omurga kanalı darlığına bağlı, yürüdükçe artan bacak ağrısında (nörojenik kladikasyo) da epidural enjeksiyon önerilmez (NICE NG59).
Bel ağrısında ameliyatsız ağrı yönetimi, acil belirtisi olan kişilerde ilk seçenek değildir. Aşağıdaki durumlarda önce acil değerlendirme ve gerekirse cerrahi görüş gerekir:
Girişimsel ağrı işlemleri ayrıca şu durumlarda yapılmaz ya da ertelenir:
İlaçlarda da kişisel risk belirleyicidir. Mide ülseri veya mide kanaması öyküsü, böbrek yetmezliği ya da kalp yetmezliği olan kişilerde NSAİİ kullanımı ayrıca değerlendirilir. Gebelikte ağrı kesici seçimi kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla birlikte yapılır.
Bel ağrısında kullanılan her yöntemin olası yan etkileri vardır. Bu yan etkiler yöntem seçilmeden önce konuşulur.

Girişimsel bir işlemden sonra ateş, giderek artan sırt ağrısı, bacaklarda yeni başlayan güçsüzlük veya uyuşma ya da idrar veya dışkı kontrolünde değişiklik olursa kontrol günü beklenmeden acil servise başvurulmalıdır.
Bel ağrısında cerrahi değerlendirme üç durumda gündeme gelir:
Cerrahi kararı beyin ve sinir cerrahisi uzmanı ya da omurga cerrahisiyle ilgilenen ortopedi uzmanı verir. Ağrı yönetimi bu süreçte de sürdürülebilir.
Bel ağrısında günlük hayatın temel önerisi, ağrının izin verdiği ölçüde hareketli kalmaktır. Yürüyüş, yüzme ve hafif esneme hareketleri çoğu kişi için uygun başlangıçlardır.
Evde uygulanan yöntemler bel ağrısının nedenini ortadan kaldırmaz. Acil belirtilerden biri ortaya çıkarsa ya da ağrı birkaç hafta içinde azalmıyorsa hekim değerlendirmesi gerekir.
Bel ağrısı için ilk görüşme Lotus Nişantaşı A Blok, Kat 6, Daire 124 · Halaskargazi Mah., Halaskargazi Cd. No: 38-66 · 34371 Şişli / İstanbul adresindeki muayenehanede yapılır. Bina, Osmanbey (M2) metro istasyonuna kuş uçuşu yaklaşık 100 metre uzaklıktadır.
İlk görüşmede ağrının başlangıcı, bacağa yayılıp yayılmadığı, acil belirtiler, kullanılan ilaçlar (özellikle kan sulandırıcılar ve ağrı kesiciler) ve eşlik eden hastalıklar sorulur. Ardından nörolojik muayene yapılır. Daha önce çekilmiş MR, grafi ve raporların getirilmesi değerlendirmeyi kolaylaştırır. Acil belirtilerden biri saptanırsa kişi aynı gün acil değerlendirmeye yönlendirilir.
İlaç düzenlemesi, egzersiz ve fizik tedavi yönlendirmesi ya da ileri değerlendirme için ilgili bir merkeze yönlendirmeden hangisinin uygun olduğuna bu değerlendirmeden sonra hekim karar verir. Seçilen yaklaşımın etkisi bir kontrol görüşmesinde ağrı ve günlük işlev yönünden yeniden değerlendirilir. Yol tarifi için muayenehanenin adres ve ulaşım bilgileri sayfasına bakılabilir.
Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; muayene ve kişisel değerlendirmenin yerine geçmez. İletişim: 0533 599 44 10
Bel ağrısında ilk başvuru için aile hekimi uygun bir başlangıçtır; ağrının özelliğine göre fiziksel tıp ve rehabilitasyon, beyin ve sinir cerrahisi, ortopedi ve travmatoloji, nöroloji veya romatoloji değerlendirmesi gerekebilir. İdrar ya da dışkı kaçırma, bacakta hızla artan güç kaybı veya yüksek ateş varsa poliklinik yerine acil servise başvurulmalıdır. Uzm. Dr. A. Ozan Gökuç, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı olarak ağrı değerlendirmesi ve ameliyatsız ağrı yönetimi kapsamında görüşme yapar. Cerrahi veya romatolojik değerlendirme gereken durumlarda ilgili uzmanlık dalına yönlendirme yapılır.
Hayır. Bel fıtığına bağlı ağrıda ilk yaklaşım çoğu kişide ameliyatsızdır. NICE kılavuzu cerrahi dekompresyonun, ameliyatsız yöntemlerle ağrısında veya işlevinde düzelme olmayan ve MR bulguları belirtileriyle uyumlu siyatiği olan kişilerde düşünülebileceğini belirtir. Kauda ekina sendromu belirtileri ve hızla ilerleyen güç kaybı ise acil cerrahi değerlendirme gerektirir.
Uzun süreli yatak istirahati önerilmez. Kılavuzlar, ağrının izin verdiği ölçüde normal günlük aktivitelere devam edilmesini önerir; istirahatin gereğinden fazla kullanılması, bel ağrısında kanıtla uyuşmayan uygulamalar arasında sayılır (Foster ve ark., 2018). Çok şiddetli ağrıda kısa süreli dinlenme gerekebilir; ancak olabildiğince erken dönemde yürümeye ve hafif hareketlere dönülmesi hedeflenir.
NICE kılavuzu bel ağrısı ve siyatikte bel korsesi veya kemeri önermez; aynı kılavuz ayak tabanlığı, sallanan tabanlı ayakkabı, traksiyon (germe), ultrason, TENS ve interferansiyel akım uygulamalarını da önerilmeyen yöntemler arasında sayar. Korse, kırık sonrası gibi özel durumlarda ilgili hekimin önerisiyle kullanılabilir; bu durum genel bel ağrısından farklıdır.
Her zaman değil. Ağrısı olmayan 3.110 kişiyi kapsayan bir sistematik derlemede disk fıtıklaşması (protrüzyon) 20 yaşındakilerin %29’unda, 80 yaşındakilerin %43’ünde görülmüştür (Brinjikji ve ark., 2015). MR bulgusunun ağrıyla ilişkisi, ağrının yayıldığı yer ve nörolojik muayene bulgularıyla karşılaştırılarak değerlendirilir; bulgu ile belirtiler uyumlu değilse başka nedenler araştırılır.
Kronik bel ağrısı, üç ay veya daha uzun süren bel ağrısıdır; şiddeti bu süre içinde dalgalanabilir (NICE NG59). Kronik dönemde de temel yaklaşım egzersiz ve günlük işlevi hedefleyen bir plandır. NICE kılavuzu kronik bel ağrısında opioidleri, antidepresanları ve gabapentinoidleri önermez; ilaç seçimi mide, böbrek ve kalp-damar riskleri gözetilerek yapılır. Yanıt kişiden kişiye değişir.
Bel ağrısı çoğu zaman kas, bağ ve eklem kaynaklıdır. Bununla birlikte böbrek taşı veya böbrek enfeksiyonu, safra kesesi hastalıkları, jinekolojik nedenler, iltihaplı romatizmal hastalıklar, kemik erimesine bağlı kırıklar ve seyrek olarak omurga enfeksiyonu, tümör ya da karın aort anevrizması da bel ağrısına yol açabilir. Ağrının sağda ya da solda olması tek başına nedeni göstermez; tek taraflı, hareketle değişmeyen ve ateş ya da idrar yakınmasıyla birlikte olan yan ağrısı böbrek kaynaklı olabilir. Hareketle değişmeyen ya da ateş, kilo kaybı veya karın ağrısıyla birlikte olan bel ağrısında bu nedenler araştırılır.
Hamilelikte bel ve leğen kemiği çevresinde ağrı sık görülür; hormon değişiklikleri, artan kilo ve duruştaki değişim buna katkıda bulunur. Gebelikte ilaç ve görüntüleme seçenekleri kısıtlıdır; ağrı kesici kullanımı kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla birlikte planlanır. Bel ağrısına düzenli kasılma, kanama, ateş, idrar yakınması veya bacaklarda güç kaybı eşlik ediyorsa beklemeden başvurulmalıdır.
Bel ağrısı muayenesi, Halaskargazi Caddesi’ndeki muayenehanede yapılır; ilk görüşmede ağrının öyküsü, acil belirtiler, kullanılan ilaçlar ve nörolojik muayene değerlendirilir. Varsa önceki MR, grafi ve kan tetkiklerinin getirilmesi değerlendirmeyi kolaylaştırır. Ameliyatsız ağrı yönetimi planı bu değerlendirmeden sonra hekim tarafından belirlenir.
Kas gevşeticilerin bel ağrısındaki yararı belirsizdir. 31 randomize çalışmada 6.505 katılımcının verisini birleştiren bir sistematik derlemede, benzodiazepin dışı kas gevşeticiler yeni başlayan bel ağrısında ilk iki hafta içinde ağrıyı az miktarda azaltmış, ancak bu fark klinik olarak önemli bulunmamıştır. Aynı derlemede bu ilaçların yan etki riskini artırabildiği görülmüş, kanıtın kesinliği düşük ya da çok düşük olarak değerlendirilmiştir (Cashin ve ark., 2021). İlaç ve süre muayeneden sonra hekim tarafından belirlenir.